anadolu-efes-son-ceyrekte-yikildi

Anadolu Efes son çeyrekte yıkıldı!

RADİKAL - THY
Avrupa
Ligi A Grubu 6. hafta maçında
Anadolu
Efes,
Rusya
‘nın Unics Kazan takımıyla karşı karşıya geldi. 

İstanbul
‘daki ilk maçta rakibini 82-76 yenen Anadolu Efes, deplasmanda büyük bölümünü önde götürdüğü mücadeleyi, son çeyrekteki etkisiz oyunuyla kaybetti. Lacivert-beyazlılar gruptaki 6. maçında 2. yenilgisini yaşadı.

Dengeli geçen ilk çeyrekte daha kontrollü ve isabetli oynayan Anadolu Efes, 1. periyodu 18-14 önde tamamladı. İkinci çeyrek boyunca üstünlüğü elinde tutan lacivert-beyazlı ekip, savunmada da başarılı bir mücadele ortaya koyarak, devreye 34-28 önde girdi.

İkinci yarıya da iyi başlayan Anadolu Efes, etkili bir oyun ortaya koyduğu rakibi karşısında 24. dakikada Saric’in pota altında bulduğu basketle 43-28 öne geçerek, farkı 15 sayıya yükseltti. Üstünlüğünü periyot sonuna kadar koruyan lacivert-beyazlılar 3. çeyreği de 53-43 önde geçti.

Son çeyrekte temposunu yükselterek, Kaimakoglou, Fischer ve Jerrels ile üst üste bulduğu sayılarla iki dakikalık sürede 8-0’lık seri yapan ev sahibi ekip, 32. dakikada farkı 2’ye (51-53) düşürdü. 35. dakikada Langford’un üçlüğüyle 56-55 öne geçen Unics Kazan’a 1 dakika sonra Saric’in üçlüğüyle yanıt veren Anadolu Efes, 36. dakikada 58-58’de skoru eşitledi.

Bitime 2 dakika 18 saniye kala Saric ile faul atışlarından bulduğu sayılarla 62-60 öne geçen Anadolu Efes, üstünlüğünü koruyamadı. 52 saniye kala skor üstünlüğünü 63-62 eline geçiren Unics Kazan, taktik faullerin yapıldığı son saniyelerde avantajını koruyarak, mücadeleden 67-64 galip ayrıldı.

Anadolu Efes’in en skorer oyuncusu 13 sayıyla Saric olurken, Unics Kazan’da Langford 19 sayı kaydetti.

Salon: Kazan

Hakemler: Dani Hierrezuelo (İspanya), Marcin Kowalski (Polonya), Arnis Ozols (Letonya)

Unics Kazan: Langford 19, White 2, Zisis 4, Kaimakoglou 10, Sokolov 5, Jerrells 9, Fischer 16, Bykov 2, Sanikidze, Gubanov, Panin, Likhodey

Anadolu Efes: Doğuş Balbay 11, Janning 10, Perperoglou 2, Lasme 4, Saric 13, Bjelica 8, Cedi Osman 8, Draper 6, McGrath 2,
Furkan Korkmaz

1. Periyot: 14-18

Devre: 28-34

3. Periyot: 43-53

samsunspor-da-futbolcular-idmana-cikmadi

Samsunspor’da futbolcular idmana çıkmadı

cin-de-asker-hastane-yurduna-bicakli-saldiri-8-olu

Çin’de askerî hastane yurduna bıçaklı saldırı: 8 ölü

RADİKAL -
Resmi
Xinhua ajansına göre, Qinhuangdao şehrinin Beidaihe ilçesindeki 281 Numaralı Hastane’de sabahın erken saatlerinde hemşirelerin uyuduğu sırada düzenlendi. Saldırgan Li Xiaolong’un (27) eskiden psikolojik tedavi gördüğü ve saldırıyı gerçekleştirdiği hastanenin kantininde çalıştığı, saldırının ardından polis tarafından yakalandığı kaydedildi. Saldırıda, başka bir hemşirenin de yaralandığı ifade edildi.

Saldırganın önce binanın temizlikçisini öldürüp, anahtarları alarak 3. kata çıktığı ve burada yataklarında yatan hemşireleri bıçakladığı
iddia
edildi.
Çin
medyasına göre, saldırının yaşandığı hastane, Pekin Askeri Bölgesi’nde bulunuyor. Olayla ilgili incelemenin sürdüğü açıklandı.

Çin’de hastaneler, genelde kızgın hastaların sağlık çalışanlarına yönelik bir
dizi
ciddi saldırılarına şahit oluyor.

Jiangsu eyaletinde, Nisan ayında sünnet ameliyatının başarısız olduğundan şikâyet eden 45 yaşındaki bir adam, doktorunu bıçaklamıştı. Üç ay önce de Zhejiang eyaletinde, kulak-burun-boğaz uzmanı bir doktoru öldüren bir adam ölüm cezasına çarptırılmıştı. (CİHAN)

spor

spor

“İngiliz istihbaratı Esed’le işbirliği yapıyor”

İngiltere’de, Suriye ile ilgili terör suçuna karıştığı iddiasıyla tutuklanan ve 7 ay sonra serbest bırakılan eski Guantanamo tutuklusu Moazzam Begg, “İngiliz istihbaratının Esed rejimiyle işbirliği yaptığına dair kanıtlar bulduğunu” söyledi.

Üyeleri arasında eski Guantanamo tutukları da olan ve terörle mücadele mağdurlarıyla ilgili çalışmalar yürüten İngiltere’deki “CAGE” adlı kuruluşun direktörü olan 46 yaşındaki Begg, kuruluşun Londra’daki merkezinde soruların cevapladı.

Bu yıl 25 Şubat’ta “Suriye ile ilgili terör eğitimi ve yurt dışında terörizme maddi destek vermek” suçlamasıyla tutuklanan Pakistan asıllı İngiliz vatandaşı Begg, İngiltere’de en ağır suçluların tutulduğu hapishane olarak bilinen Belmarsh hapishanesine konuldu.

“2012 yılında, Batı’nın muhalifleri desteklediği bir dönemde Suriye’ye iki kez gittim” diyen Begg, Suriye’ye gitme amacının, ABD’nin ve İngiltere’nin ülkeler arası yürüttüğü şüphelilerin yasa dışı transfer programıyla ilgili olduğunu kaydetti.

Moazzam Begg, avukatlarla Libya’ya giderek, yasa dışı transfer mağdurlarıyla bir araya geldiğini ve bunun sonucunda İngiliz hükümeti aleyhinde yasal süreç başlattıklarını anlattı. Begg, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu sırada, hem İngiltere’nin hem de ABD’nin, insanları Beşşar Esed rejiminin eline teslim ettiklerini de öğrendim. Buna dair güçlü kanıtlarım oldu. Suriye’den döndüğümde bunu açıkça yazdım. İngiliz iç istihbarat servisi MI5, konuyla ilgili kendileriyle konuşup konuşmayacağımı sordu. Ben de tamam dedim. Avukatlar huzurunda bir araya geldik ve yaklaşık yarım saat görüştük. Sonra tekrar bu konuyu iyice araştırmak için yeniden Suriye’ye gittim. Dolayısıyla Suriye’ye gitmemin öncelikli nedeni, İngiliz istihbaratının Esed rejimiyle şüphelilerin ülkeler arası yasa dışı transferiyle ilgili işbirliği yaptıklarına dair kanıtlar bulmamdı.”

İngiltere’de tutuklanmasını buna bağlayan Begg, bu yıl 25 Şubat tarihinde Batı Midlands polisinin Birmingham’daki evine geldiğini ve çocukları ile eşinin gözleri önünde gözaltına alındığını, bunun kendisi için onur ve gurur kırıcı olduğunu dile getirdi.

“TEK KİŞİLİK HÜCREDE TUTULDUM”

Polisin, arabasına tutuklanmasından 1,5 yıl önce yerleştirdiği dinleme cihazından elde ettiği bilgiler hakkında kendisini 4 gün boyunca sorguladığını kaydeden Begg, “Örneğin polis, ‘Malcolm X’ otobiyografi kitabımı kanıt olarak sunarak, radikal olduğumu savundu” dedi.

Belmarsh hapishanesinde 7 ay tutulan Begg, bu sürenin bir kısmında tek kişilik hücrede kaldığını ve çok tehlikeli tutuklular anlamına gelen “Kategori A” tutukluları arasında bulunduğunu söyledi. Begg, “Belmarsh’ta gördüğüm üzücü şeylerden biri, birçok genç Müslümanın Suriye ile ilgili tutuklu olmaları ve bazılarının dava tarihlerini bekliyor olmalarıydı. Bu kişilerin birçoğu, IŞİD’e katılmak istemedikleri için Suriye’den dönmüşler. Ancak İngiliz hükümeti bu kişilere dokunulmazlık vereceğine, hapse atmış” diye konuştu.

Begg hakkındaki suçlamalardan ön duruşmaya çıktığı 1 Ekim tarihinde aklandı ve serbest bırakıldı. Begg, “Hakkımdaki suçlamalardan aklandığımı açıkladıkları gün, mücadele etmeye o kadar hazırdım ki karara sevinemedim bile. Serbest bırakıldığımı diğer tutuklulara söylediğimde, Müslüman olanlar ‘Allahü ekber’ diye bağırdılar. Hapiste eşyalarımı onlara bırakarak, özgür bir insan olarak oradan ayrıldım” ifadelerini kullandı.

“İnsanları Suriye’de kalarak ölmekle, İngiltere’ye dönerek tutuklanmak arasında bir seçim yapmaya zorlayamazsınız. Üçüncü bir yol olmalı” diyen Begg, bundan sonra bunun için çalışacağını dile getirdi.

 “ÖZÜR TALEP EDİYORUM”

7 ay haksız yere Belmarsh hapishanesinde tutulduğunu savunan ve İngiliz hükümetinden özür talep eden Begg, daha önce verdiği bir demeçte, IŞİD’in rehin tuttuğu ancak daha sonra başını keserek öldürdüğü İngiliz vatandaşı Alan Henning’i kurtarmak için İngiliz hükümetine yardım talep ettiğini ancak hükümetin yardım talebini reddettiğini söylemişti.

İngiliz basınında geniş yer bulan Begg’in sözlerine karşılık İngiltere Başbakanı David Cameron, “Begg bir şeyler biliyorsa, bunları hükümetle paylaşmalıydı” demişti. Begg, Cameron’ın sözlerine ilişkin AA’ya şunları söyledi:

“IŞİD lideri Ebubekir El Bagdadi’ye iki kez mektup yazdım. Bu mektupların gönderilmesi İngiliz hükümeti tarafından engellendi. Dolayısıyla Cameron’ın ‘rehineleri tutanları kimin tuttuğunu biliyorsam bu isimleri hükümete vermem gerektiğini’ dile getirmesi, hiç samimi değil. Rehineleri kimin tuttuğunu biliyoruz. Önemli olan bununla ilgili ne yapacağımız.”

Türkiye’nin Suriye halkı için “tek yardım eli” olduğunu söyleyen Begg, “Türkiye Suriye halkına yardım etmeseydi, Suriye’de 200 bin kişi değil, 2 milyon kişi ölürdü. Türkiye, mülteci kamplarında Suriyelileri barındırarak tüm sorunlara karşın kardeşçe davranmıştır. Suriyelilerin bu yardımı unutacağını düşünmüyorum” dedi. Begg, “IŞİD ile Türkiye arasında bir ilişki olduğu” iddialarına ise inanmadığını kaydetti.

“İŞKENCEYE MARUZ KALDIM”

2002 yılının Ocak ayında Amerikan ve Pakistan istihbarat servislerince gözaltına alınan ve Guantanamo’ya gönderilmeden önce Afganistan Bagram’daki gözaltı merkezinde tutulan Begg, bu süre içerisinde birçok şeye şahit olduğunu anlattı.

İki kişinin askerler tarafından feci şekilde dövülerek öldürülmesine şahit olduğunu kaydeden Begg, “Aynı zamanda ben de işkenceye maruz kaldım. Amerikalılar, işkence yapıldığı için çığlıklarını duyduğum kişinin eşim olduğumu söylediler ve beni buna inandırdılar. Onlarla işbirliği yapmazsam beni Mısır ya da Suriye’ye göndereceklerini söylediler. Bu beni çok korkutmuştu, çünkü bu ülkelerin insanların işkenceye en çok maruz kaldıkları ülkeler olduğunu biliyordum” diye konuştu.

Terör örgütü El Kaide üyesi olduğu gerekçesiyle Guantanamo’da üç yıl tutulan 15 İngiliz vatandaşından biri olan Begg, serbest bırakıldıktan sonra işkenceye maruz kaldığı ve uzun süre kelepçeli olduğu için hem fiziksel hem de psikolojik sorunlar yaşadığını sözlerine eklerdi. Pakistanlı bir anne babanın çocuğu olarak 1968 yılında İngiltere’nin Birmingham şehrinde doğan Begg, 4 çocuk babası.

AA 

Güney Sudan’da uçak kazası: 2 ölü

Güney Sudan’ın doğusundaki Jonglei eyaletinde Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) ait bir kargo uçağının düşmesi sonucu uçakta bulunan 2 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin yaralandığı bildirildi.

Jonglei Enformasyon ve İletişim Bakanı Judy Jonglei, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkedeki çatışmalardan kaçan sığınmacıların bulunduğu Panyagor bölgesine insani yardım taşıyan uçağın düştüğünü söyledi.

Uçakta bulunan 3 kişiden 2’sinin hayatını kaybettiğini aktaran Jonglei, uçağın neden düştüğü ve içindekilerin hangi ülkelerin vatandaşı olduğuna ilişkin ise bilgi vermedi.

Güney Sudan, Aralık 2013’ten bu yana hükümet güçleri ile Riek Machar’a bağlı silahlı gruplar arasında şiddet olaylarına sahne oluyor.

Şehitler için Van’da tören düzenlendi

Yüksekova ilçesinde terör örgütü mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırıda şehit olan 3 askerin cenazesi, memleketlerine gönderildi.

Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı’nda düzenlenen törenin ardından Van’a getirilen şehitler için Helikopter Filo Komutanlığı’nda tören düzenlendi.

Saygı duruşunda bulunulması ve şehitlerin öz geçmişlerinin okunmasının ardından İl Müftüsü Nimetullah Arvas, Kur’an-ı Kerim okuyarak dua etti.

Duanın ardından şehit cenazeleri, iki uçakla memleketlerine uğurlandı.

Törene Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, İçişleri Bakan Yardımcısı Osman Güneş, Van Valisi Aydın Nezih Doğan, AK Parti Van Milletvekili Fatih Çiftçi, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Abdullah Atay, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, Jandarma Genel Komutanlığı Denetleme Başkanı Korgeneral Harun Ocaklı, Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Korgeneral Abdullah Barutçu, Van Cumhuriyet Başsavcısı Savaş Düzgün, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Mesut Bilen ile kamu kurum amirleri, askeri erkan ve vatandaşlar katıldı. 

MHP’den provokasyon uyarısı

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, teşkilatlarına gönderdiği genelge ile olası provokasyonlara dikkat çekti, sağduyu çağrısı yaptı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli imzasını taşıyan genelgede; “Sebebi ne olursa olsun, her türlü kavga, kargaşa ve çatışmadan uzak durulacak, partimizi sokakların çıkmazına çağıran, husumetin tarafı yapmaya çalışan açık veya örtülü operasyonlara kulak asılmayacaktır.” denildi.

Bahçeli genelgede, provokasyona yeltenenlerin adli makamlara bildirilmesini gerektiğine vurgu yaparak, “Türkiye sokakta bulunmamış, sokağa da teslim edilmeyecektir. Huzursuzluk çıkarmaya çalışan, karışıklıktan medet uman, provokasyona yeltenen kim olursa olsun gecikmeksizin adli makamlara bildirilecek. MHP, hiçbir dayatma, tuzak ve senaryoya aldırmadan yalnızca büyük Türk milletinin yükselişi yolunda yürüyecektir.” dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren MHP Lideri, “MHP’ye baston iftirası atan CHP Genel Başkanı, çoktan bölücü terörün kucağına düşmüş ve kanlı niyetlere utanmadan tercümanlık yapmıştır. Artık tablo netleşmiştir; bir tarafta AKP-CHP-PKK-HDP, Barzani, İmralı canisi ve küresel ayak oyunları vardır, diğer yanda ise Türkiye ve Türk milleti için varını yoğunu feda etmeye azimli MHP bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

TRT Haber

“Terör sorununu çözmek istiyoruz”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Kütahya Kültür ve Ticaret Merkezi’nde düzenlenen AK Parti İl Danışma Meclisi Toplantısı’ndaki konuşmasında, 12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk kez cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’nin 91. yıl dönümü münasebetiyle Ankara’da resepsiyon vereceğini hatırlattı.

“YOKLUĞU HİÇ HİSSEDİLMEDİ VE ŞİMDİ DE HİSSEDİLMEYECEK”

Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun şimdiden resepsiyona katılmayacağını açıkladığını belirten Şahin, şöyle konuştu:

“Çok üzüldük… Ben hatırlamıyorum, 11. Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül de cumhurbaşkanı olduğu zaman katılmadı zaten. O zaman da hatırlıyorum ki yokluğu hiç hissedilmedi ve şimdi de hissedilmeyecek. Çünkü Türkiye’de maalesef bir ana muhalefet boşluğu var, ana muhalefet lideri boşluğu var. O koltuğu dolduramıyor. Niye katılmayacakmış? Ankara’da, Atatürk Orman Çiftliği’nin hemen yanında Selçuklu ve Osmanlı mimarisini de yansıtan yeni Cumhurbaşkanlığı hizmet binası yapıldı. Resepsiyon orada verilecek, oranın da bir nevi açılışı gerçekleşecek. Sayın Kılıçdaroğlu’na göre burası kaçakmış. Ya bu sol düşünceli arkadaşlarımız, özellikle Cumhuriyet Halk Partililer, maalesef yapılan her yeni şeye karşı çıkarlar. Boğaz Köprüsüne karşı çıktılar ama üstünden geçmeyi ihmal etmezler. Şimdi üçüncü köprü yapılıyor ya önümüzde yılın sonunda inşallah köprü bitecek ona da karşı çıktılar. Her şeye karşı çıkarlar. Ankara’da bir Akay Kavşağı vardır, buraya da karşı çıktılar, davalar açtılar, idare mahkemelerine gittiler ama altından en çok onlar geçiyor. Bu Cumhuriyet Halk Partisi ortaya bir şey koyamadığı için ortaya bir şey koyanlara hep karşı çıktı.”

“TÜRKİYE’NİN ÇÖZMESİ GEREKEN EN ÖNEMLİ SORUNU, TERÖR SORUNUDUR”

Hakkari Yüksekova’da dün 3 askerin şehit olduğunu hatırlatan Şahin, terör olaylarında şimdiye kadar binlerce şehit verildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu anda Türkiye’nin çözmesi gereken en önemli sorunu, terör sorunudur. Türkiye bir an önce bu sorunu çözmeli, başından defetmelidir. Bizim adına ‘Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’ dediğimiz proje, bu amaçla hazırlanmış olan bir projedir. Bu terör sorununu çözmek istiyoruz. Bunu isteyen ilk iktidar da biz değiliz. 1999 yılında ilk kez, şimdi bizim adına “çözüm süreci” dediğimiz o dönemin hükümeti de bir süreç başlattı. DSP, MHP ve ANAP dönemi, İmralı’ya gidilip görüşmeler yapıldı. Terör örgütünün ele başısı, o zaman da bir mektup yazdı. Dedi ki ‘artık silahlar sussun, silahlar bırakılsın, siyaset yolu tercih edilsin ve silahlı gruplar Türkiye’yi terk etsin.’ Aynı mektup bende de var. O dönemde aslında bu doğruydu. Şimdi niye asılmadı tartışmaları yapılır. Biliyorsunuz o hükümet döneminde anayasadan idamla ilgili hüküm çıkarıldı, ceza kanunundan da çıkarıldı. Bunu eleştirmiyorum. Şimdi madem ki bu kadar şerli bir örgütün lideri konumundaki kişi artık Türkiye’nin elindedir, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır, İmralı’dadır, bu terörün sona erdirilmesinde eğer ondan yararlanmak mümkünse ve bunun bir faydası olacaksa bundan yararlanmamak bana göre yanlış olmaz mı? Rahmetli Ecevit’in başında bulunduğu o hükümet de bunu yaptı. Sonra silahlı unsurlar çıkarken, 500 terörist sınırdan çıkarken baskına uğradı ve 500 terörist öldürüldü ve bu süreç bitti. Kim yaptı bu işi, niçin yaptı bu ayrıca araştırılması gereken bir konu.”

Şahin, terör belasının Türkiye’nin başından gitmesini istemeyenler olduğunu ve bunun terör örgütünün içerisinde de bulunduğunu anlatarak, Türkiye’nin kaynaklarının sadece teröre harcanmasını, bu belanın Türkiye’nin başında olmasını isteyen komşuları ve komşu olmayan ülkelerin olduğunu ifade etti.
 

“Çamur atarak bir yere varamazsınız”

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, İskenderun Karayılan Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen partisinin il danışma meclisi toplantısında, Türkiye’nin AK Parti hükümetleriyle her zaman olduğu gibi gelişmenin ve büyümenin göstergelerini hep beraber yaşadığını belirtti.

“TERÖR ÜZERİNDEN SİVİL SİYASETİ ETKİSİZLEŞTİRMEYE GAYRET ETTİLER”

Yıldız, gezi olaylarıyla muratlarına eremeyenlerin, bazen yeşilin arkasına bazen de ağacın arkasına saklanarak olumsuz ve art niyetli iş yapmak isteyenlerin 17- 25 Aralık’ta ve Türkiye siyaset hayatının belli aralıklarında istikrarı her zaman olduğu gibi tehdit eden unsurlarından biri olduğunu kaydetti.

Yeni vesayet odaklarının bu kez devlet gücünü kullanarak devlete operasyon çekmeye çalıştıklarını, devletin içerisinde iyi niyetle göreve getirilmiş olanların sinsice işler yaptığını ifade eden Yıldız, tüm bunların üstesinden geleceklerini ve ülkenin istikrarının bundan sonra da devam edeceğini vurguladı.

Yıldız, şöyle devam etti:

”Yeni hükümet, kuruluşları tutmadı. Yeni parti kurmaya çalışıyorlar. Buyursunlar hodri meydan. Vatandaşımız her bir şeyi izliyor ve görüyor. AK Parti’yi de izliyor. Yeni kurulmaya çalışılan partileri de izliyor. Hangi niyetle, fitne maksadıyla kurulduğunu da izliyor ve AK Parti büyük bir camia bölünemez bir camia olduğunu gördüler. Bunlar yetmedi bu sefer terör üzerinden bir oyun başladı. Zaten eskiden bu yana siyaseti baskı altına almak isteyen bir terörün olduğunu hiçbir zaman unutmadık. Terör üzerinden sivil siyaseti etkisizleştirmeye gayret ettiler. Küresel anlamda ekonomilerin globalleştiği bir ortamda eğer insanlık globalleşseydi şu anda ne Suriye krizi ne de Irak’taki yaşanan IŞİD krizi yaşanmazdı”

“HUKUK DEVLETİNDE ÇAMUR ATARAK BİR YERE VARAMAZSINIZ”

Bakan Yıldız, Türkiye’nin IŞİD’ten petrol aldığı yönünde bazı ithamlarda bulunulduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Ne bizim böyle bir niyetimiz var ne böyle bir gayretimiz var. Türkiye bir hukuk devleti bu hukuk devletinde çamur atarak bir yere varamazsınız. Şu anda bu yetmedi. Bize evraklarınızı gösterin dedik. Nasıl bir ispatınız varsa bunu önümüze koyun dedik. Şu ana kadar koyamadılar. Bu yetmedi ‘Sayın Cumhurbaşkanı Enerji Bakanına talimat vermiş atom bombası yapın’ diye. Biz nükleer santral yapıyoruz. Nükleer santralin barışçıl amaçlarla kullanılmasına dönük birçok uluslararası anlaşmaya imza attık. Kendi kavgalarını ve petrol doğalgaz gelirleriyle alakalı savaş çıkartanların Türkiye’nin arkasına sığınarak bir iş yapmaları mümkün değildir. Türkiye bütün enerji projelerini barışçıl amaçlarla kullanacak.”
 

Bir başka WordPress sitesi